Köprünün idam fermanı verilmiş, yıkıma hazırlanmış;
Zonguldak'ta trafik keşmekeşi başlamış...
Bunlar ne yapmak istiyor anlamak mümkün değil...
Bakın kardeşim!
Şehrin önünü açmak, estetik kazandırmak, bir meydan oluşturmak istiyorsanız gerçekten; VALİ'lik binasından başlayın yıkıma...
Evet!
Ne o öyle denizle şehrin arasında sur gibi duruyor?..
Modern kentlerin meydanları olur...
Yıkın bu çirkin binayı Zonguldak bir meydana kavuşsun...
Şehir denizle kucaklaşsın. Nefes alsın...
Hata yıllar önce yapılmıştı;eski valilik binası yıkıldığında bu çirkin binanın aynı yere dikilmesi tam bir 'şehir planlaması" rezaletiydi...
O yıkılan binanın hiç olmazsa tarihi bir özelliği, estetik bir duruşu vardı...
Onu yıkanların içi sızlamadıysa eğer, bu çirkin binanın yıkılması hiç kimseyi üzmez...
Valilik personeli ille de denizi seyretmek zorunda değil ki...
Modern şehircilik anlayışı enine yayılmayı gerektirmiyor mu zaten...
Kozlu yolu üzerine, polis evinin yerine taşınabilir mesela...
Veya Kokaksu, Baştarla, Üzülmez bölgesi...
Devlet binaları farklı bölgelere konumlandırılabilir istenirse...
Bir avuç çarşısı var şehrin, ona da dip dibe yerleştirilmiş devlet kurumları;
Valilik binası, Vergi dairesi, Adliye, Belediye...
Bu şehir, bu haliyle nefes alabilir mi?..
Sizin niyetiniz üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi?
Eğer şehri rahatlatmak istiyorsanız, gerçekten yanlış yerden başladınız işe...
Ama bağcıyı dövmekse niyetiniz çok doğru adrestesiniz...
Vurun kepçeyi köprünün beline beline...
Yıkın, tarumar edin tüm şehri...
Şehir plancıları söylüyor dile getirmeye çalıştığım şehircilik anlayışını...
Birazcık araştırıp bilgi sahibi olmak isteyen ulaşıyor doğru bilgiye...
Ama niyet doğru iş yapmak değil ki,,;dün de yazmıştım:
Niyet Cumhuriyetin kazanımlarıyla hesaplaşmak...

(Ahmet Özger kent sakini)